Ayça Oğuş

Ayça Oğuş

Pazartesi, 30 Eylül 2013 13:52

Tarımı Başlatan Gen

Tarımın başlangıcının coğrafya ve iklim gibi pek çok etkeni var. Bunların arasında doğası insan eliyle seçilerek değişime uğramış bitkilerin genetiği belki de en önemlilerinden.

Tarımın başlangıcına ilişkin tüm dünyadan toplanan arkeolojik veriler, genetik bulgular ile birleştikçe ortaya çok çarpıcı bir tarihsel değişim süreci çıkmaya başladı.

Neolitik dönem, tarımın başlamasıyla insan topluluklarının yerleşik düzene geçtiği tarihsel önemi çok yüksek bir zaman dilimi. Yurdumuz Çatalhöyük gibi insanlık tarihinin en erken ve önemli yerleşimlerine ev sahipliği yapmakta ve tarım toplumlarının geçirdiği evreler üzerine çok zengin arkeolojik bilgiler sunmakta.

Arkeologlar yerleşik düzene geçmiş toplulukların yaşadıkları yerlerde biriktirdiği bitkilerin kalıntılarını incelediklerinde evcilleşmenin imzasını taşıyan özelliklerde çok yavaş bir artış olduğunu belirtmekteydiler. Bu özelliklerden en temel olanı, orak kullanılarak hasat edilen bitkilerde görülür. Evcilleştirilmiş bitkilerin büyük çoğunluğunda tohumun ana bitkinin gövdesinden ayrılmasını sağlayan bilet koçanlarındaki tırtıklar gibi yırtılmayı kolaylaştıran bölge yok olmuştur. Bu bölge sayesinde olgunlaşan tohumlar kolayca dökülür. Bitkinin doğasına çok aykırı olan bu özellik, yapay seçilim ile ancak insan eliyle yaşatılırsa var olabilir. Yabani bir bitkinin, türünün sürekliliğini sağlaması tohumlarını olabildiğince geniş alanlara etkili biçimde yayabilmesini gerektirir. Tohumlarını yayamayan bir bitki yaşam kavgasında yenik düşecektir. Örneğin evcilleştirilmiş buğday bitkisinde ayrım bölgesi kaybolduğu için tohumlar ancak harmanda dövülerek ana bitkiden ayrılır. Yakından bakılırsa bu ayrım bölgesindeki sapın zorlanarak kırıldığı yer açıkça görülür (Resim 1).

bugdaytohumayrimbolgesi.png
Resim 1 (a) Yabani buğday tohumlarını kolayca döker. (b) Bitkiden ayrılmış bir buğday tanesi. (c) Tanenin başaktan ayrım bölgesi. (d) İnsan tarafından yapay seçilim ile tarıma alınan buğdayın taneleri başaktan ancak kuvvet kullanılarak ayrılır. (e) Tohumun bitkiden ayrım bölgesi kaybolmuştur.

Tarımın gelişimi kuşaklar boyu süren uzun bir süreçti

Çatalhöyük’te en çok rastlanan arkeolojik tohum örneklerinden biri bilimsel adı “Medusa başlı ot” anlamına gelen (Taeniatherum caput-medusae) adlı bitkiden gelir. Tüm beklentilerin aksine, neolitik dönem yerleşkesinde bulunmasına karşın bu bitki tarımın en yaygın başlangıç özelliğini taşımaz. Tohumlar yakından incelendiğinde bitkiden ayrım bölgesi (r) çok belirgin biçimde gözlemlenebilir ve karşılaştırıldığında günümüzdeki yabani örneklerle tıpatıp aynıdır (Resim 2). Çok değil, daha 10 yıl önce tarımın kökeni üzerine yazılanlara baktığımızda “tarım devrimi” gibisinden iddialı deyimlere denk geliriz. Eğer bir devrim olmuş idiyse bu binlerce yıla yayılmış kuşaklar boyu süren bir devrim olmalı.

habersol-taeniatherum_caput-medusae.png
Resim 2 (Solda) Anadolu’da doğal olarak yetişen Medusa başlı ot (Taeniatherum caput-medusae) adlı bitkinin başağının günümüzdeki hali. (Sağda renksiz [James Mellaart Arşiv fotoğrafları]) Çatalhöyük kazılarında elde edilen tohumlarda ayrım bölgesi (r) ve tohumun yayılmasını kolaylaştıran püsküllerin bağlantı kısımları (g) açıkça görülmekte. Atalarımız bu yabani bitkiyi toplamalarına karşın tarıma almamışlar.

Arkeologların gözlemi yalnızca Çatalhöyük'le sınırlı değil. Uzak doğuda özellikle Çin’deki neolitik yerleşimlerde bulunan pirinç tohumları da birkaç bin yıla yayılmış yavaş seçilim sürecini destekliyor. Genetik bulguların ışığında tarım bitkilerindeki bu ağır değişim artık daha açık biçimde yorumlanabiliyor. Peki, bu olgunun ardında yatan genetik düzenek nedir?

İlk tarım geninin bulunuşu ve işleyişi

Georgia Üniversitesi Bitki Genom Haritalandırma Laboratuvarı’ndaki araştırma grubumuzun bu konuda sürdürdüğü çalışma 6 Eylül 2013 tarihinde Amerikan Ulusal Bilim Akademisi’nin saygın yayın organı Proceedings of the National Academy of Science (PNAS)’da yayına girdi. Araştırma ülkemizde özellikle Trakya bölgesinde yaygın olarak ekilen kökeni Afrika kıtası olan ak darı (Sorghum bicolor) üzerinde gerçekleşti.

Ak darı dünya tahıl üretiminde buğday, mısır, pirinç ve arpadan sonra 5. sırayı alan kuraklığa ve sıcaklığa karşı olağanüstü dirençli bir tarım bitkisi. Ak darı genomu 2008 yılında dizilendiğinde bilim topluluğu oldukça heyecanlanmıştı.

image477-4-kucuk.png
Resim 3 Ak darı (Sorghum bicolor) genom haritasından bir görünüm. Araştırmacılar 10 kromozom üzerinde bulunan genlerin birbiriyle olan etkileşimini izleyerek bitkinin kuraklığa karşı olağan üstü direnç gibi pek çok kalıtımsal özelliğini anlamaya çalışıyorlar.

Atalarımızın 8 bin yıl önce Afrika’da evcilleştirdiği ak darıyı yabani akrabalarından ayıran ve tohumlarının dökülmesine engel olan aday genleri bulmak için tüm genom içinde büyük bir arayış başladı. İlk sonuçlar gelmeye başladığında aday genlerin arasında WRKY ailesinden yazılım etkeni adı verilen bir gen öne çıkmaya başladı.

Yazılım etkenleri DNA bileşiği üzerinde genlerin başlangıç bölgesine bağlanarak aynı anda birden çok geni etkinleştirebilen hücre içinde sözü oldukça geçerli ilginç bir düzenleyici gen grubudur. Araştırma ilerledikçe WRKY geninin etkinleştirdiği hedef genleri tek tek eleyerek tohumların dökülmesine engel olan biyolojik bir özellik aradık. Yapılan deneyler WRKY geninin ürettiği proteinin evcilleştirilmiş ak darıda değişinime (mutasyon) uğradığını ve DNA bileşiğine bağlanabilme işlevini kaybettiğini gösterdi ve senaryo biçimlenmeye başladı.

Yabani ak darı türlerinde WRKY geni bitkilerde dokuların sertleşmesine neden olan lignin bileşiğini üreten genin başına bağlanmaktaydı. WRKY geni özellikle tohumların olgunlaşmaya başladığı dönemde tohumun bitkiye bağlandığı sap bölgesinde lignin üretimini artırarak bu dokuların aşırı kırılganlaşmasına neden olur. Böylece en ufak bir dokunmayla bile tohumlar dökülebilir. Evcil ak darıda gerçekleşen bu değişinim, protein zincirinin başındaki 144 amino asitlik bir bölümün üretilmesini engelliyordu. Değişinim proteinin başlangıç bölgesini DNA’ya bağlanma özelliğini yitirecek derecede kısaltmıştı. Evcil ak darı, tohumu ana bitkiye bağlayan sap bölgesinde lignin üretemediği için doku sertleşemiyordu. Bunun sonucu sap esnek kalarak hasat sırasında orak darbesiyle sarsılsa bile tohumlarını dökemiyordu.

Tarım bitki ve insan arasında imzalanmış evrimsel bir sözleşmedir

Atalarımız buğday, pirinç veya ak darıyı kuşaklar boyu süren bir süreç içinde evcilleştirirken akıllarında bir ıslah projesi yoktu. Gayri ihtiyari bir biçimde doğadan en verimli şekilde toplayabildikleri tohumları evlerine götürdüler. Bu tohumlar kendi doğasıyla çelişen “engelli” bitkiler olmalarına rağmen insanın üzerlerine kanat germesi nedeniyle yaşama fırsatı bulabildiler. Böylelikle insan ve bitki arasında DNA bileşiğine kayıtlı evrimsel bir sözleşme imzalandı. Bitki verimli hasat edilme sözü verirken, insan tohumları doğru zamanda ve uygun yerlere kendi eliyle ekerek bitkinin soyunu sürdürebilmesinin güvencesini verdi.

Tarımsal anlamda ilk seçilen özelliklerin yalnızca bir gen tarafından kontrol ediliyor olması atalarımız açısından bilincinde olmasalar bile kuşaklar boyu süren seçilimi kolaylaştıran bir durumdu. Bizlere düşen binlerce yıl önce imzalanmış sözleşmelere sadık kalarak miras edindiğimiz tohum zenginliğini korumaktır. Var olan zenginliği erozyona uğratan tektipleşmiş tohum kullanımından uzak durmalı ve dahası bu zenginliği artıracak daha güç sözleşmelere imzalar atmalıyız. Elimizdeki genom haritaları binlerce yıl süren kör seçilim sürecini hızlandırılmış evrim yoluyla onlarca yıla indirecek güçte. Mendel’in bezelyelerine yaptığı biçimde çaprazlama yoluyla hamleleri hesaplayan satranç oyuncuları gibi kuşaklar sonra öne çıkacak istenen özellikleri yabani bitkilerden çekip alarak yeni tarım bitkileri üretebiliriz. Var olan çeşitleri zenginleştirmek aradığımız özellikler yüzlerce gen tarafından eşgüdümlü olarak kontrol ediliyor olsa bile tüm genom bilgisiyle hareket edildiğinde olanaklıdır.

panelsbispq.png
Resim 4 (A) Evcilleştirilmiş ak darının (Sorghum bicolor) ürettiği değişinime uğrayarak kısalmış WRKY proteininin üç boyutlu modeli. (B) Aynı proteinin tropikal iklimde yaşayan yabani akrabasında (Sorghum propinquum) DNA’ya bağlanma özelliğini koruyan uzun hali. Kırmızı renkli bölge, büyük olasılıkla DNA’ya bağlanma yüzeyi olan gri renkli WRKY motifinin kararlılığını sağlamakta.

ligninbirikimi.png
Resim 5 Evcilleştirilmiş ak darı tohumu ile yabani akrabası kanyaş bitkisinin tohumlarının kesitleri. Dokuların sertleşmesini sağlayan lignin bileşiği ultraviole ışığı altında parlamakta. (Solda) Evcilleştirilmiş ak darı tohumunun sap bölgesinde parlama görülmüyor. (Sağda) Yabani kanyaş bitkisinde ise aynı bölgede yoğun bir lignin birikimi gözlemlenmekte.

sorghumevrimagaci.png
Resim 6 Tahıl grubu bitkilerin evrimsel soyoluş ağacı üzerindeki yeri. Ak darı (süpürge darısı) şeker kamışından yaklaşık 5 milyon yıl önce türleşerek ayrılmış. Tüm tahıl grubunun evrimsel olarak ortaya çıkışı 80 milyon yıl öncesine kadar uzanıyor.

Ak Darı ve Yabani Akrabasındaki WRKY Yazılım Etkeni Gen Ürünlerinin 3 Boyutlu Karşılaştırması adlı videoyu Vimeo'da izleyebilirsiniz.

Bu yazı ilk olarak soL gazetesinin BilimsoL ekinin 19 Eylül 2013 tarihindeki dosya konusu olarak yayınlanmıştır.
Dr. U. Uzay Sezen* hazırladı.

Pazartesi, 30 Eylül 2013 13:33

Akasya ağacı özellikleri ve çeşitleri

Akasya (Acacia), baklagiller familyasından genellikle hep yeşil yapraklı ve dikenli ağaç ya da ağaççık cinslerine verilen addır.Başta Avustralya olmak üzere (yaklaşık 300 tür) sıcak ılıman ve yarı tropikal bölgelerde kendiliğinden yetişen 600 türü içerir.

 

Pazartesi, 30 Eylül 2013 11:41

Servi Ağacı (CUPRESSUS)

Cupressus sempervirens
Bilimsel sınıflandırma
Alem: Plantae 
Bölüm: Pinophyta
Sınıf: Pinopsida
Takım: Pinals
Familya: Cupressaceae 
Cins: Cupressus
Anavatanı: Lübnan, Suriye, Türkiye, İspanya.
Eğilme Direnci: 10500 psi.
Ezilmeye karşı direnci: 6360 psi.
Yoğunluk: 1335/1000 psi.
Özgül Ağırlık: 0.45 psi
Sertlik: 510 Ibs/cu.ft

 

 

 

Cupressaceae familyası (servigiller), geniş bir yayılım gösterir.

Servi Ağacının Genel Özellikleri  

Doğal olarak, Akdeniz bölgesinden Himalaya’lara kadar olan bölgede yetişmektedir. Yaz kış yeşildir, yaprağını dökmez. Yapraklar ilk çıkışta iğne daha sonra pul şeklindedir. Pul yapraklarda stoma çizgileri yoktur. Yapraklar orta kısımlarda reçine bezleri taşır. Servinin kendine has çok güzel bir aroması vardır. Ağaç içerisinde birçok reçine ve sakız türevi maddeler bulunur, bu maddelerin sağladığı koku çok hoştur.

Ağacın en önemli özelliklerinden birisi çok hafif olmasıdır bu yüzden tınlama uzunluğu çok fazladır. Serviler tek evciklidirler. Erkek ve dişi çiçekler farklı dallarda bulunur. Erkek çiçekler uzunca silindirik ve küçüktür. Dişi çiçekler haç  şeklinde karşılıklı dizilmiş ve her birinde birçok tohum taslağı bulunan çok sayıda kozalak pullarından oluşur. Kozalakları odunsu, yuvarlak ( 1,5 – 4 cm çapında ) , 6 -12 pul ihtiva eder, her pulun altında 30 – 40 tohum bulunur. Tohumlar ikinci yıl olgunlaşır. Kozalak pulları kalkan  şeklinde olup kozalağın ortasında bir noktaya bağlanır. Her bir kozalak pulunun altında çok sayıda tohum bulunur. Tohumlar sert kabukludur. Rüzgâr kıran ve yol ağaçlandırmasında rahatlıkla kullanılmaktadır.

Servi yavaş büyümekle beraber zaman içinde 30 -35 m boylanabilir. 2000hatta 3000 yıl yaşayabilen nadir bitkilerden biridir

Herdem yeşil ağaç veya çalı formunda bulunan servilerin 20 türü ve butürlerin çeşitli taksonları vardır. Kabuk boz renginde, iç kısmı açık kahverenginde, ince uzunluğuna yarılmış durumdadır. 

Uygun iklim koşullarının bulunduğu yerlerde rutubetli saf kum topraklardan, hafif veya ağır balçık veya kurak, kireçli topraklara kadar değişik özellikteki topraklarda yetişebilir.  

Özellikle hiçbir ağaç türünün yetişmediği fazla kireçli topraklarda iyi gelişir.
Servi ağaçları uzun oldukları kadar ince bir yapıya sahiptir. Rüzgarda kolayca eğilebilir, eğilen ağaçlar secde etmişçesine bir görünümdedir.

Yapıların iç ve dış bölümlerinde, gemi, köprü ve iskele ayaklarında kullanılır. Mobilya yapımında, tornalı işlerde, çamaşır sandık ve dolaplarında tercih edilir

İtalyan Servisi, Adi Servi

Tüm serviler park, bahçe, koruyucu şerit ve canlı çit ağaçları olarak çok dekoratiftirler. 

Doğal olarak kuzey Irak’ta hazar denizinin Güney sahillerinde ve Akdeniz’in Doğusunda Suriye, Lübnan, Filistin, Ürdün, Rodos, Kıbrıs, Girit, Anadolu ve bazı Ege adalarında bulunur. Eski çağlarda İtalya’ya getirilmiş buradan hemen bütün Akdeniz çevresine yayılmıştır.

Türkiye’de 3 cins ve 10 tür servi doğal olarak yetişmektedir.

1-Cupressus sempervirens L.(İtalyan Servisi, Adi Servi-Hakiki Servi- Italian Cypress)

Botanik özellikleri: 20-30m boylarında, sütun şeklinde ya da yatay dallı, ince ve çatlaklı, kabuklu, gövdesi aniden incelen bir ağaçtır. Pul yapraklar, sürgünlere karşılıklı dizilidir. Yapraklarda yağ bezi bulunduğundan ezildiklerinde hoş bir kokuçıkarırlar. Sürgünleri belirgin dört köşelidir. Kozalak 2–3cm çapında, 8-14 puldan oluşur. Kozalakların rengi açık kahvedir. İki yılda olgunlaşan kozalağın arka yüzünde sivri ve batıcı bir mahmuz vardır. Her bir karpel 8-20 adet tohum taşır. Gövde iri kahverengi, dallar sık, dalcıklar ince ve dört köşelidir. Her kozalakta 8–10 pul bulunur. Kuru, kumlu, kireçli topraklarda, nispi nemi düşük yerlerde yetişebilmektedir. Tuza karşı dayanıklıdırlar. Fazla seçici değildirler. Çok soğuklardan zarar görürler. Tohum ve çelikle üretilirler. 

Türkiye’de Cupressus sempervirens var. pyramidalis ve C. sempervirensvar. horizontalis adlı iki varyetesi doğal olarak yetişir.

Kullanıldığı yerler: Odununun sarı renkli diri odunu ve koyu renkli özodunu kolaylıkla birbirinden ayrılır. Sertve dayanıklı olup, güzel kokuludur. Halk arasında ünlü güve giremez diye tanımlanan çeyiz sandığıyapımında ve sualtı inşaatında kullanılır. Rüzgar perdesi olarak uygun olmasına karşın, sığ köklü oluşu nedeni ile fırtınalara karşı çok dayanıklı değildir.

Dallı İtalyan Servisi, Dallı Adi Servi

Yayılışı: Türkiye, İtalya, Yunanistan.

-Cupressus sempervirens L. var. horizontalis ( Mill.) Gord.(Dallı İtalyan Servisi, Dallı Adi Servi- Italian Cypress With Horizontally Branched)

Botanik özellikleri:
 20-30m boylarında, yatay dallı, geniş piramit tepeli bir taksondur. Pul yapraklar sürgünlere karşılıklı olarak dizilmiştir. Sürgünleri dört köşelidir. Kozalaklar 2–3cm çapında, iki yılda olgunlaşır ve önce yeşilimsi, sonra grimsi kahverengiye döner.

Kullanıldığı yerler: Geniş tepe yapıları rüzgar perdesi olarak uygun olmasına karşın, sığ köklü oluşu nedeni ile fırtınalara karşı çok dayanıklı değildir.

Yayılışı: Türkiye’de az da olsa doğal ormanları vardır. Özellikle Antalya-Manavgat yöresinde bulunur. Ayrıca İtalya, Yunanistan, Kıbrıs ve Girit’te yayılır.

2-Cupressus arizonica: Arizona Servisi

Arizona Cypress

-Cupressus arizonica Grene (Arizona Servisi-Arizona Cypress)

Botanik özellikleri: 10–15m bazen de 25m boylarında, herdem yeşil bir ağaçtır. Dallar gövdeden yatay şekilde çıkar. Sürgünleri 4 köşeli, pul yapraklar az çok mavimsi yeşildir. Kozalak 2–2,5cm, 6–8 puldan oluşur. 2 yılda olgunlaşır ve üzeri mavi dumanlıdır. . Renk özelliği ile dikkat çekicidir. Dekoratif bir ağaçtır. Diğer servilere göre soğuğa daha dayanıklıdır. Kireçli topraklarda iyi bir gelişim göstermektedir. 
Kullanıldığı yerler: Odunundan inşaat alanı özellikle de su altı inşaatlarında yararlanılır. Aynı zamanda kurak kesimlerin yeniden ormanlaştırılmalarında başarı ile kullanılır. İklim koşullarına son derece dayanıklı olup, çok değerli park ve süs bitkidir. Zehirli gazlardan da çok az etkilenir.
Yayılışı: Kuzey Amerika’nın en geniş yayılışına sahip servisidir. Teksas’tan başlayarak, Güney Arizona ve Güney Kaliforniya’ya değin uzanır.

-Cupressus arizonica Grene “Fastigiata”( Sütun Arizona Servisi- Fastigiated Arizona Cypress)

Sütun Arizona Servis

Botanik özellikleri: 10–15m boylarında, herdem yeşildüzgün konik ve sütunumsu bir formdur. Dallar gövdeden yukarıya yönelik çıkmaktadır. Sürgünleri 4 köşeli, pul yapraklar belirgin çelik mavisi rengindedir. Kozalak 2–2,5cm’dir ve 6–8 puldan oluşur. 2 yılda olgunlaşır ve üzeri mavi dumanlıdır.

Kullanıldığı yerler: Narin konik habitusu ve metalik mavi rengi ile çok kullanışlı bir süs bitkisidir. Çoğunlukla soliter(Organizmaların koloni yapmaksızın tek tek yaşamaları.), bazen de rüzgar perdesi amacı ile kullanılır. İklim ve toprak istekleri az olup, zehirli gazlara da dayanıklıdır.

Yayılışı: Ana tür olan Cupressus arizonica Kuzey Amerika’da yayılır.

-Cupressus arizonica Grene “Glauca”( Mavi Arizona Servisi- Glaucous Arizona Cypress)

Botanik özellikleri: 10-15m boyunda, mavimsi gümüşi renkli pul yaprakları ve belirgin köşeli sürgünleri vardır. Kozalak 2–2,5cm çapında, üzeri mavi dumanlıdır. 6–8 puldan oluşur, iki yılda olgunlaşır.

Mavi Arizona Servisi

Kullanıldığı yerler: Arizona servisinin bu formu en gözde peyzaj ögesidir. Toprak ve iklim istekleri azdır, mavi renkli piramidal habitüsü ile park ve bahçelerin vazgeçilmezleri arasındadır.

Yayılışı: Ana tür olan Cupressus arizonica Kuzey Amerika’da yayılır.

3-Cupressus macrocarpa: Monteri Servisi

Kuzey Amerika’nın güney kesiminde yetişmektedir. Türkiye’de de yetişebilmektedir. İyi drenajlı ve verimli toprakları sever. Fakir topraklara uyum sağlar. Tuzlu ve sahil topraklarında da yetişmektedir.  Şiddetli donlardan zarar görür. Ilıman iklimde güzel yetişmektedir. Işığı sever. Dik yapılı  ağaçtır. Budamaya yatkındır. Budanarak  şekil verilebilir. Hızlı büyür. Kök sıkışıklığından hoşlanmaz. Tohum ve çelikle üretilebilir. Tek tek park ve bahçelerde kullanılır. Bunun yanında çit bitkisi olarak da kullanılmaktadır. Özellikle cup. mac. “ Goldcrest” yapraklarının sarı oluşu nedeniyle çok kullanılmaktadır.

Limoni Servi

-Cupressus macrocarpa Hartw. “Goldcrest”( Limoni Servi- Monterey Cypress)

Botanik özellikleri: 10m’ye dek boylanabilen, piramit görünüşlü, geniş ve yaygın dallı herdem yeşil, küçük bir ağaçtır. Kabuk, koyu kırmızımsı renkli ve pulsu çatlaklıdır. Dallar yana ve yukarıya yöneliktir. Pulsu yapraklar belirgin altın sarısı renginde, hoş kokulu, sıralar halinde dizilmişlerdir. Kozalak küremsi, 2,5–3,8cm olup, 4–6 çift puldan oluşur. Kozalak önce yeşil, sonra parlak kahverengi, üzeri morumsu dumanlıdır.

Kullanıldığı yerler:  Altın sarısı yaprakları ile dekoratif bir park ve bahçe bitkisidir. Soliter, küçük gruplar, canlı çit bitkisi ve vurgu elemanı olarak kullanılır. Hızlı büyür ve makaslanarak şekil verilebilir.  Ancak sığ köklü olduğundan kuvvetli rüzgarlardan olumsuz etkilenir.

Yayılışı: Ana tür olan Cupressus macrocarpa Kuzey Amerika’nın Pasifik sahillerinde sınırlı ve dar bir yayılış göstermektedir.

-Cupressus macrocarpa Hartw. “Aurea”( Altuni Limoni Servi- Golden Monterey Cypress)

Altuni Limoni Servi

Botanik özellikleri: 15m’ye dek boylanabilen, konik formlu, altın sarısı yapraklı bir bitkidir. Kabuk, koyu kırmızımsı renkli ve pulsu çatlaklıdır. Dallar yana yönelmiştir. Tepe sürgünü dik durur. Pulsu yapraklar bir kısmı altın sarısı renginde, hoş kokulu, sıralar halinde dizilmişlerdir. Kozalak küremsi, 2,5–3,8cm olup, 4–6 çift puldan oluşur. Kozalak önce yeşil, sonra parlak kahverengi ve üzeri morumsu dumanlıdır.

Kullanıldığı yerler:  Altın sarısı yaprakları ve konik habitusu ile çekici bir park ve bahçe bitkisidir. Soliter, küçük gruplar ve hatta canlı çit bitkisi olarakta kullanılabilir. Hızlı büyür ve makaslanarak şekil verilebilir. Ancak sığ köklü olduğundan kuvvetli rüzgarlardan olumsuz etkilenir.

Yayılışı: Ana tür olan Cupressus macrocarpa Kuzey Amerika’da sınırlı bir yayılış gösterir.

Cupressocyparis leylandii (Melez Servi)

Bu servi cinsi 1888 yılında iki farklı servi türünün melezlenmesinden elde edildi. Sonrasında bir çok yeni melez bunu takibetti. Melez servi derin budamaya, şiddetli rüzgarlara  diğer servi türlerinden çok daha dayanıklıdır. Çok hızlı büyür. (Yılda 1-1,5 metre)  10 senede 9-10 metreye ulaşır. 15 m.’ye kadar boylanabilen, 7 m.’ye kadar taç çapı yapabilen, konik yapıda, sık dokulu ağaç formlu bitkilerdir. Hiç budanmamış bir fidan zaman içinde 25-30 metre boylanabilir.  Şekil ve yaprak dokusu itibarı ile son derece gözalıcı bir fidandır.  Geniş bahçelerde yeşil sınır  duvarı olarak çok iyi netice verir. Tek ağaç olarak yetiştirilebilir. Dalları en alt gövdeden itibaren gelişir ve fidan yaşlansa bile bu formunu kaybetmez. Donlara dayanıklı olmakla beraber -20 derecenin altında zarar görür. Hava kirliliği ve tuz serpintilerine karşı dayanıklıdır. Bu üstün özellikleri melez serviyi kısa zamanda  popüler hale getirmiştir.

Farklı iklim ve toprak şartlarına kolayca uyum sağlar. Bununla beraber nemli ve derin topraklarda daha iyi yetişir. Hafif gölgeden rahatsız olmaz. Rüzgara dayanıklıdır. Düzenli sulama hızlı büyümesini sağlar. 

Kullanıldığı yerler: Bahçe sınırlarında yüksek, sık ve geniş bir duvar meydana getirmek için idealdir. Dikim aralığı 1,5 metre olmalıdır. Kısa çitler için uygun değildir. Büyük bahçelerde tek ağaç olarak yetiştirilebilir. Küçük bahçeler için uygun bir seçim değildir.

SERVİ'NİN TIBTA KULLANIM ALANLARI

Servinin bilinen iki önemli alt türevi tıpta kullanılır. Piramit Servisi: cupressus sempervierens ssp. Pyramidalis (horizontalis) ve Sütun veya silindir servisi: cupressus semper-virens ssp. fastigiata diye anılır. Sütun Servisinin dalları dikine ve piramit servinin dalları ise yataydır bu nedenle de biri silindir selvisi, diğeri ise piramit servisi diye anılır.

Servi Nisan veya Mayıs?ta çiçek açar, erkek çiçek 4-8mm, dişi çiçeklerinden zamanla kozalaklar meydana gelir. Kozalakları (meyvesi) 2,5-4cm çapında önce yeşil, sonra olgunlaşınca kahverengimsi esmer renkte, üzeri düzensiz şekilde sert kalın, odunsu, kalkan gibi 8-15 parçadan meydana gelen bir kabuğu vardır ve küre şeklindedir.

Hasat zamanı: Yaprakları yılın hemen her ayında toplanabilir, fakat Nisan-Mayıs ayında toplanırsa daha iyidir. Kozalakları tam olgunlaşamadan yani yeşilken toplanır çay veya tentürü yapılır.

 Servi ağacının dal ve yaprakları ve  kozalakları kullanılmaktadır. Dal ve yapraklarından elde edilen uçucu yağıda çok faydalıdır haricen kullanılır. Elde edilen yağın içeriğinde, tanen ve servi kafurusu vardır. 
Servi yaprağı sürgünü ve kozalağı çaytentüreterikyağ ve natürel ilaç yapımında kulanılır.

Birleşimi: Yaprak ve sürgeünlerinin birleşimindeki en önemli maddeler;

a) Eter yağı türevleri %1-2 oranında olup en önemlileri; D-Camphen (Kamfen), Furtural, Caren, Cymen, P-Cymol (P-Simol), Fenchen, α-Pinen, Sabinol, Silvestren, Terpineol, Cadinen (Kadinin) sayabiliriz.
b) Ayrıca Tanin terpenler ve Sesquiterpenler içerir. Kozalakları (meyvesi) Tanin, Flavonitler ve eter yağı içerir.

Kullanılması: 

Üniversite kliniklerinde tedavi denemeleri ve araştırmalar yapılmamıştır. Bu nedenle bugünkü bilgilere göre 2. sınıf bir şifalı bitkidir. Servi yerine daha etkili olan başka bitkiler kullanılmalıdır. Örneğin astıma karşı Çörek, Duvar sarmaşığı, Meyhaneciotu, A. Itırı daha etkilidir.

SERVI KOZALAGI

Türünün yeşil iken (kış aylarında) toplanıp kurutulmuş kozalaklarıdır. Olgunlaşmış kozalaklar etkisizdir. Bu tür, dalları dört köşeli olan ve kışın yaprak dökmeyen bir ağaçtır. Toros dağlarında (Antalya, İçel) doğal olarak yetişir. Mezarlıklar ve bahçelerde yetiştirilir.
Dalların dik (var. pyramidalis) veya yayık (var. horizontalis) olmasına göre iki varyeteye ayrılmaktadır.

Dış görünüş: Parlak gri renkli, 2-4 cm çapında, küremsi şekilli bir kozalaktır. Reçine kokulu ve buruk lezzetlidir.

Bileşim: Tanen ve uçucu yağ (% 0.4) taşımaktadır.

Çayı: İki tatlı kaşığı servi yaprağı ve sürgünü demliğe konur ve üzerine 300-500ml kaynar su konu ve 5-10 dakika bekletildikten sonra süzülerek içilir. Ayağı kokanların bu demle ayak banyosu yapmaları ve basuru olanların bu demle taharetlenmeleri uygundur. 
-15-20gr kozalak tozu 3lt kaynar suda demlenir ve ayak banyosu yapılır.

Aromaterapide: Servi yaprak ve sürgünleri su buharı ile damıtılaraketer yağı elde edilir ve bu yağdan günde 3-4 defa 2-3 damla bir parça ekmek veya kesme şeker ve yahu da bir kahve kaşığı bala damlatılarak alınırİnhalasyonu yapılacak ise 1lt kaynar suya 6-8damla Servi yağı damlatılarak 10-20dak buharında durulur ve hastanın üzeri büyük bir havluyla örtülüdür.

Yaprak ve sürgünlerinden elde edilen eterik yağı öksürük, bronşit,boğmaca, astım, nezle boğaz ağrısı ve üşütmeye karşı kullanılır. 

Homeopatide: Servi kozalağı tam olgunlaşmadan yeşil iken toplanır, ince kıyılır ve 100grı bir şişeye konur ve de üzerine 500ml %70’lik alkol ilave edilerek 4-6 hafta sonra süzülerek Homeopati tentürü elde edilir. Bu tentürden günde 3-4defa 15-20 damla alınabilir. 

Ağrı kesici: Servi kozalağı, az kavak yaprağı ve söğüt yaprağı ile beraber kaynatılıp balla tatlandırılılarak içilmeye devam edilirse, karın, baş ve romatizmal ağrıları giderir.

Karaciğer güçlendirici: Selvi kozalağı, az kavak yaprağı ve hindibağ kaynatılıp balla tatlandırılarak soğuk içilmeye devam edilir.

İdrar söktürücü: Servi kozalağı, az kavak yaprağı ile kaynatılıp balla tatlandırılılarak içilmeye devam edilir.

İshal önleyici: Servi kozalağı, meşe yaprağı ile beraber kaynatılıp balla tatlandırılarak soğuk içilmeye devam edilir.

Öksürük: Servi kozalağı, az kavak yaprağı ve kekik ile beraber kaynatılıp balla tatlandırılarak içilmeye devam edilir. 
-Kozalakları, kaynatılarak elde edilen sudan içilir veya kozalaklar ezilerek zeytin yağı ile kaynatılıp içilirseöksürüğü keser.

-Unutkanlığaöksürüğenefes darlığında; kaynatılan suyundan 1 fincanı üzüm şırası ile yada şerbet yapılıp içilirse faydalı olur.


Bronşit: Servi kozalağı, az kavak yaprağı ve kekik ile beraber kaynatılıp balla tatlandırılarak içilmeye devam edilir.

Ağız kokusu: Servi kozalağı çiğnenir.

Kan durdurucu: Servi kozalağı kaynatılıp balla tatlandırılarak içilirse dahildeki kanı durdurur.

Şeker hastalığında faydalıdır. 

İç kanamaları önleyici, balgam söktürücüteskin edicidamarları büzücü ve kuvvvetlendirici,konsantrasyonu artırıcıterletici ve krampları önleyicidir. 

Dahilen: ishal kesici, ateş düşürücü, terleticiidrar artırıcı ve kan kesici etkileri vardır, şeker hastalığında faydalı olur. Servi kozalağı tüm damarları, bilhassa kalp damarlarını yumuşatırtansiyonu yavaş bir şekildedüşürür, kan damarları iltihabıdamar spazmlarıdamar sertliği ve damarların zayıflaması halinde çok faydalı olur, tansiyondan meydana gelen damar yırtılmalarını önler, mide ve karaciğere, dalağa, bağırsaklara kuvvet verir, vücuttaki tutuklukları açar.

Eskiden beri, çocukların gece işemelerine karşı kullanılır. Yeni araştırmalar da bu etkinin varlığını doğrulamıştır.  On yaşından büyük çocukların gece işemelerini kesmek için, altı gün süreyle öğle ve akşam yemeklerinde çocuğa 30-40 damla servi kozalağı tentürü, bir fincan suya damlatılarak içirilir. 
- 1 bardak suya, 4-6 gr parçalanmış kozalak konur, 20 dk kaynatılır, yemekler arasında 1fincan içilir.
 
Dekoksiyonu (% 2-3), yemekler arasında bir fincan içilir. 

Haricen: Basura karşı servi kozalağı hülasası ile hazırlanan merhem veya fitil kullanılır. Veya servi kozalağı parçalanıp kaynatılır, bu su ile basur memelerine pansuman yapılır. Memeleri ufaltır, zamanla kaybeder, ağrı ve kanamayı durdurur. 

2 bardak suya, 15 gr ezilmiş servi kozalağı konur, 15 dk kaynatılır, sabah-akşam 1 bardak içilir.
Servi tohumu; toplar damarları kuvvetlendirir, onların büzülmesini ve normal şeklini almasını sağlar. Basuru vevarisi zamanla geçirir.

Kozalaklar ezilip kaynatılır, lapa haline getirilir, üzerine oturulursa makat çıkmasını önler. Servi kozalağı toz haline getirilir, çiriş ile karıştırılıp lapa halinde kasıkta olan fıtığın üzerine konulursa fıtığı kapatır.

Ayak ağrılarında ve kokulu ayak terlemelerine karış ayaklar yıkanır ve kaynatılan su içerisine sokulur bir müddet su içerisinde tutulur. Servi kozalağı toz haline getirilir, incir ile iyice hal edilerek macun yapılır. Fitil şeklinde buruna konulursa burundaki fazla etleri düşürür.

Servi kozalakları parçalanıp kaynatılır, bu su ile gargara yapılırsa diş ağrılarına, diş eti iltihaplarına, diş sallanmalarına iyi gelir.

1 bardak kaynar suya, yarım çay kaşığı toz edilmiş tohum konur, 10 dk bekletilir, süzülür, yemeklerden bir müddet: sonra günde 1-2 bardak içilir.

Tentür hazırlanışı: 5-10 adet servi kozalak parçalanır üzeri sirke ile doldurulur, karanlık ve normal sıcaklıkta bir yerde 15 gün bekletilip süzülüp kullanılır. Servi kozalağı kaynatılır, gül suyu ve balla karıştırılır, başa sürülürse baş ağrısını geçirir, yarım baş ağrısına da iyi gelir.

Yada servi kozalağı toz haline getirilir, 20 gramı sirke, su veya eterin içerisine konulur. Ağzı kapalı bir şişe içerisinde sık sık çalkalanarak 10 gün karanlık ve normal sıcaklığı olan bir yerde bekletilir, sonra süzülür. Şekerde servi kozalağı tentürün-den günde 15 damla 1 fincan su ile içilir.

Servi Yaprağı; Prostatta 2 bardak suya, 1 tutam servi yaprağı konur, 15-20 dk kaynatılır, günde 3 çay bardağı içilir.

Saçları kuvvetlendirmekte kullanılır. Servi ağacının kabuğu kaynatılır. Bu su ile saçlar yıkanırsa saçları hem muhafaza eder hem de siyahlaştırır.
Taze kozalaklarının suyu, göz kapaklarına sürülürse kirpikleri güçlendirir. 

Servi ağacı yongası yakıldığında sivrisinekleri kaçırır. Un bitlenmesini önlemek için içerisine servi yongası konur.Tahta kurularını kaçırmak için kırmızı biberle servi kabuğu yakılır.Servi "yaprakları sirke ile kaynatılır, bu su ile yüze kompres yapılırsa yüzdeki beyaz lekeleri giderir.

- 1 bardak suya, 10 gr parçalanmış kozalak konur, 10-15 dk kaynatılıp kullanılır. 

Yan tesirleri: Tarife uyulursa bilinen bir yan tesiri yoktur.

UYARI: Eğer servi ağacının yaprağı yada kozalağı kaynatılarak içillecekse 4-5 gramdan fazla kullanılmamasıtavsiye edilir.

Salı, 03 Eylül 2013 15:35

El Yapımı Gece Lambası.

Benim en yapamadığım şeylerden biri kırılan yada bir şekilde artık ömrünü tamamlamış malzemeleri çöpe atmak. Bu sebeple çoğu kişi çalışma odalarımı yada masamı çok kalabalık ve karışık bulur.

Babanemizin evinde üst kısmı kırılmış ve duy kısmı kırılmış bir gece lambası vardı. Bunu atılırken yakaladım ve kenara kaldırmıştım. Erinle bir proje olarak yaparız diye umarak.

Zamanı gelmişti demekki. Yine bir kargo paketinin içinden ambalaj malzemesi olarak çıkmış 5 cm kalınlığında ince kağıtlarıda atamamıştım. Herşey bir araya gelmişti. Hemen işe koyuldum. Herkesin bildiği yöntem olan balonu şişirip üstüne kat kat tutkallı suya batırılmış bu kağıtları uygulayacaktım. Erine anlattım ve bir kısmına o yardım etti.

Sonuçta tüm kağıtları bitirmiş ve balonu kurumaya bırakmıştık. Yine araya bir sürü zaman girdi. Ama en sonuda duy kısmını da yine atıklardan kalan parçalarla tamir ettikten sonra tam duyun baş kısmı genişliğinde balonun alt kısmını ve üstünü kestim ve yerine oturtup sıkıştırdım. Tabii yazı ile tüm bunları anlatmak zor. Biraz fazla düşünüp az yapmak sizi hatalardan uzak tutuyor. Yıllar boyu çok hatadan sonra bunu öğrendim sanırım. Ortaya aşağıdaki fotoğraflar çıktı. Birsürü atık malzeme değerlenmiş oldu. Elimizde uzun yıllar bize hizmet edecek bir gece lambası çıktı. Bir ara erinin keyfi yerine geldiğinde üzerini boyamayı düşünüyorum.

Süreç 2012-2013 yıllrında değişik zamanlar - istanbul

Salı, 03 Eylül 2013 15:32

Ekşi maya ile Ekmek Yapımı Denemeleri

Geçmiş senelerde 1 yıl kadar benimle yaşayan bir ekşi mayam olmuştu. Onunla birçok ekmek yapmıştım. Sonra sürdüremedim. Ama ekşi maya ile kendi ekmeğini yapmak hep ilgimi çekmişti.

Yakın zamanda yine Slow Food müthiş bir organizasyon yaparak maya buluşması düzenledi. Bizde katıldık. Kimi ile uzun muhabbet, kimi ilede anneden gelen bir tarif vererek ekmeklerimizi ve mayalarımızı aldık.

Perşembe, 20 Haziran 2013 15:51

Nasıl Yapabilirsiniz

İlk iş Siteye Üye Olunuz.

Site üyesi olarak sadece site üyelerinin görebildiği bölümlere ulaşırsınız. Kendinize ait bir günce yaratabilirsiniz. İlk iş yapmak, sonrada bunu paylaşmak ve diğer aileler ile oluşturulan guruba dahil olmak. Burdan başlayabilirsiniz.

Kent Bahçenizi Kurun.

Site üyesi olarak sadece site üyelerinin görebildiği bölümlere ulaşırsınız. Kendinize ait bir günce yaratabilirsiniz. İlk iş yapmak, sonrada bunu paylaşmak ve diğer aileler ile oluşturulan guruba dahil olmak. Burdan başlayabilirsiniz.

Çiftlik Ziyaretlerimize Katılın.

Site üyesi olarak sadece site üyelerinin görebildiği bölümlere ulaşırsınız. Kendinize ait bir günce yaratabilirsiniz. İlk iş yapmak, sonrada bunu paylaşmak ve diğer aileler ile oluşturulan guruba dahil olmak. Burdan başlayabilirsiniz.

Düzenlenecek Eğitimlerle Kendinizi Geliştirin.

Site üyesi olarak sadece site üyelerinin görebildiği bölümlere ulaşırsınız. Kendinize ait bir günce yaratabilirsiniz. İlk iş yapmak, sonrada bunu paylaşmak ve diğer aileler ile oluşturulan guruba dahil olmak. Burdan başlayabilirsiniz.

Perşembe, 20 Haziran 2013 15:48

Ne Yapabilirsiniz.

Bilginizi ve tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz..

Sitemizin altyapısı buna uygundur. Hemen ücretsiz üye olarak kendinize özel bir çok özellik ile paylaşmaya başlayabilirsiniz. Biliyoruz bunun için bir çok platform var ve buralarda bunlar yapılabiliyor. Ama herhangi bir konuda Tohum Ekebileceğiniz, kendiniz ve çocuğunuzu da buna katabileceğiniz çok seçenekli bir platform olmak bizim amacımız. Buna katılabilirsiniz. 

Kent Bahçenizi Kurabilirsiniz.

Kentler çevremizde muhakkak gıda üretmek için kullanılabilecek yerler varken bizler buraları değerlendirmiyor yada nasıl değerlendireceğimizi bilmiyoruz. Sağlıklı gıda için organizasyonel ve maddi birçok özveride bulunurken aslında bu fırsatı değerlendirmek için birşey yapmıyor yada yapamıyoruz. Bu sitede konusunda uzman kişiler tarafından düzenlenecek eğitimlerle sizinde sağlıklı gıdanızı üretmek konusunda yapabileceğiniz çok şey olduğunu keşfedeceksiniz.

Gıda Bahçenizi Kurabilirsiniz.

Bu kadar büyük bir şehrin yakınlarında ne kadar çok tarım alanı varken bizler gıdalarımızın çok uzun sürelerde bize ulaşmasını bekliyor ve onların sağlıklı olmasını umuyoruz. oysa kent yakınında uygun ve etik ortak alanlar olsa ve buraları ortak olarak gıda üretimi için kullansak, eksik kaldığımız yerler için birbirimize destek olsak ne güzel olurdu değilmi. Permakültür kurallarına göre dizayn edilecek Permakamp'larda bu paylaşımları yolunu açmayı hedefliyoruz. 

Çiftlik Kamplarına Katılabilirsiniz.

Permakültür yöntemleri ile dönüştürmeye başladığımız çeşitli katılım ve katkı yöntemleri ile kurulacak PERMAKAMP'larda tüm etkinliklere katılabilir, kendinizi dönüştürebilirsiniz. Yıllardır hayalini kurduğunuz bir avuç toprağınız olabilir. Bu toprakta istediğiniz üretimi yapabilirsiniz. Hasadını istediğiniz gibi değerlendirebilirsiniz.

Perşembe, 20 Haziran 2013 15:46

Neden Bu Web Sitesi Var?

Çocuklarımız hepimiz için çok değerli. Onlara hayata hazırlamak için elimizden geleni yapıyoruz. Çocukluğumuzda oyunlar oynadığımız bahçelerin yerini artık elektronik oyuncaklar aldı ve bizler bundan memnun değiliz. Kampagidelimmibaba ile birlikte eksiklik hissetiğimiz kısım için birşey yapmalıydık. Ektiğimiz Tohumların artmasını sağlayacak bir şey.

Çünkü eskiden olduğu gibi toprakla oynamak, fidan ekmek, büyümesini izlemek, bunları yiyerek sağlıklı besini ve nasıl elde edileceğini çocuklarımıza miras bırakmak istiyoruz. İhtiyacı olan her şeyi bir tüketici olarak temin etmek yerine üretebilirmiyiz, dönüştürebilirmiyiz bunu araştırmak istiyoruz. Ararken de öğrenmek istiyoruz.

Büyüdüğünde bunları geç farketmesini istemiyoruz. Aynı düşüncede olan ailelerle bu sefer TOHUMEKELİMMİANNE diyoruz. Bir tohum ekmenin, onu sahiplenmenin kıymetini bilenleri tanımak istiyoruz. Hep beraber imkansız denen işleri yapmak çocuklarımızı birer çiftçi, birer üretici, birer dönüştürücü yapmak istiyoruz. Belki bir tarlada, bazen bir saksıda yada bir atölyede. Hangisi olursa. Annesinden miras bir tohum bırakmak istiyoruz. Büyütebileceği...

Page 3 of 3